« Önceki |











nasıl çizmişim ama

bu da benim işte kingayberk






soldan ön sıra:ben,derya,müjgan hoca,müdür,patrisha,roselda,foema,beatriz,asturias valisi
arka sıra:hakan,lütfiye hoca,nazan hoca,fueyo

![]()
Resim küçültülmüştür.Resmi büyütmek için buraya tıklayın.Resimin orjinal boyutları 1024x768ebatlarında 370KB boyutundadır. 



ispanya kralı da burda yemek yiyormuş

dilencileri bile bi garip



madrid havaalanında müzik dinlemek bile bir değişik
hepsini koymak isterdim ama çok fazla var o kadar yer yok 
okullarda son zamanlarda yayılan bu projeler bir şekilde bizim okulada uğradı civar okullardan duyduğumuz kadarıyla bişeyler araştırmaya başladık.hergün ulusal ajansla uğraşan 2 cefekar öğretmenimin çabaları sonucu proje ortakları bulundu.(tabi ki bu anlattıgım kadar kolay olmadı çünkü TÜRKİYE'ye karşı bir önyargı var avrupalılarda bizim kadınlarımızı simsiyah çarşaflı zannetmek en bariz örnegidir.her neyse...)proje ortakları bulundu gidecek öğretmenler kesinleşirken müdürümüz süleyman hoca başka bir okula tayin oldu aynı il içinde
onun yerine yeni gelen halim hocamız gitmek durumunda kaldı...öğretmenler kesinleştikden sonra öğrenci götürülmesi konusunda tereddütler varken bir öğle arası sonu müjgan hocam beni,deryayı ve bizim imamı kürsüden çağırdı o an anladık zaten.onun peşinden fotokopi odasına girdik ve nazan,lütfiye hocalarım vardı oturduk .müjgan hoca anlattı durumun vaziyetini sonrada eğer istemiyosanız başka birilerini seçelim dediler içimden kahkaha attım kim istemez hocam dedim..proje tarihi o zaman için bir hayli ileri bir tarihti beklemek çok zor oldu son 2 ay falan takvim yapraklarını yırtmaya başladım...
en niyahayetinde o günde geldi uçakla istanbula ordan ispanyaya uçuşumuz başladı bir uçak delisi olarak tüm günümü uçakda geçirebilirdim,fakat nazan hocam hamile müjgan hocamda azıcık panikle birbirlerini öyle bi sıkıyorlar ki kalkışlarda kemer halt etmiş dogrusu.uçak madrid,barcelona derken adını unuttgum bi yere indik orda proje ev sahibi ispanyol ögretmenler çok misafir perver fakat bir kuşkuyla karşıladılar ve otelimize götürdüler.kuşkularını otele geldigimzde anladık otel ordaki bir maden ocagının işçilerinin kullandığı köhne bir yapıydı.o an dedim ki biz fakir değiliz.(tabi içimden)tüm ekip şaşkınlık içersindeydi lambalar patlak,yataklar yıtrık kahvaltı(süt,yumurta)ertesi gün ilk iş namıdeğer imam yani hüseyinle çevreyi keşfe çıktık etraf karadeniz gibi yemyeşil hertaraf.biraz gezdikten sonra otele geridöndük hocalar sözde kahvaltıyı yapmaya çalışıyor bir yandan da başka bir otele geçmeyi planlıyoruz sonra biz valiz bavul ne varsa topladık ortaklarımızı beklemeye başladık ordan çok çok daha lüks ve şık bir otele yerleştirdiler bizi hem bu çarşı gibi biyerin içindeydi imamla gezmek zevkli olacaga benziyodu öyle de oldu.bizim ekibi yatırdıkdan sonra gece dışarı çıkıp geziyorduk arada bir kaçamak yapıp yerel içkilerini deniyorduk
günler proje toplantıları,klise gezintileri ile geçiyordu.sonra bizi o yerin merkezine götürdüler alışveriş için ve garip olanı yabancı bir ülkede bizi serbest bıraktı hocalarımız imamla 2 saat sonra şurda buluşun bizimle dediler.o an anladım ki bize güvenleri sonsuz...biz gezerken kafamızda ucuz elektronik eşya alma fikri var ama birden karşımıza ayakkabı mağazası çıktı tabi daldık pazarlık yapmaya çalışıyorz cent aşagı indirmiyo sonra zenci bir adam girdi ilk düşündüğüm müslüman mı acaba oldu?.ingilizcede biliyodur herhalde derken muhammed bizi büyük bir alışveriş yerine götürdü burda herşeyi bulabilirsiniz dedi sağolsun yardımsever ne de olsa müslüman kanında var bizim imam ordan mp3 player falan aldı.sonra çıktık ve büyük bir meydan da oturmaya başladık hediye almadıgımız kim kaldı diye babalar kalmıştııııı
ama kafamızı geriye dogru çevirince lüks bir gömlekçi çıktı karşımıza ordanda babaların hediyelerini hallettik sonra buluşma noktasına zar zor kutular la falan geldik gerçi tüm ekip talan etmiş gibiydi ispanya çarşılarını.gün geçtikçe kaynaşmaya başladık onlarda bizde akdeniz insanıyız sıcak kanlı insanlarız sonuçta birbirimize şakalar yapıyor eğleniyoruz hele italyanlarla futbol muhabbeti bir ayrı oluyor birde 2.lige düşen juventus taraftarı bir ortagımız vardı az biraz dalga geçtik.fenerbahçeyi aşıladım diyebilirim bizim italyanlara.nasıl geçtigini anlayamadan o güzel günler geçti gitti ayrılık vakti geldi italyan ekip bizden bir gün önce ayrılıp madrid i gezme kararı aldı gitti ertesi günde biz ayrıldık ayrılık inanın baya zor oldu.
projenin 2.ayagı bizim ülkemizdi bir kaç ay sonra geldiler onlara TÜRK misafirperverliğini sonuna kadar gösterdik artık bir aile gibi olduk gır gır şamata tonla.güzel ülkemizin cennet köşelerini gezdirdik(klişe bir laftır.)çok memnun kaldılar.insanlarımızın hiç ögrendikleri düşündükleri gibi olmadıklarını gördüler ve dediler ki sizi yanlış tanıtmışlar bize ama artık korkmayın biz dogrusunu tarif edicez dediler işte o zaman proje anlamını kazandı.[proje konusu:kadına karşı şiddete hayır(sözde)]ayrılık bu sefer daha zor oldu göz yaşı devreye girdi...artık önümüzdeki maçlara bakıcaz (fatih terim hoca aklıma geldi)önümüzdeki 3.ayak italyada olucak kim gider kalır bilinmez ama çok şanslı olduğumu biliyorum ve hocalarımın ne kadar çalışkan düşünceli olduğunu bu bana yeter.3. ayak hikayesiyle görüşmek üzere (inşallah)